Kurşunlu Kütüphanesi: Hergün 13.00-17.00 arası açıktır

Bağışçılarımızın desteğiyle 2010 yılında kurulan Kurşunlu Kütüphanesi, Kurşunlu Camiinin yan tarafındaki iki revaklı mekândır. Daha önceleri kütüphane, sıbyan mektebi ve mutfak işlevlerini de gören Kurşunlu Kütüphanesi, gönüllülerimiz tarafından her gün öğleden sonraları açık tutulmaktadır. Kütüphanemiz ders çalışmak, araştırma yapmak ve okumak için gelen halkımızın hizmetindedir.

Kütüphane Hz. Mevlâna nın eserleri, onun hakkında yazılan kitapları ve diğer mutasavvıfların eserlerini kapsamaktadır. Ayrıca sanat, felsefe, numismatik, tarih, diğer dinler, çocuk kitapları ve Eskişehir in tarihçesi hakkında eserler de bulunmaktadır. Kütüphanede, Mevlevihanenin tarihçesine ışık tutan fotoğraflar, objeler ve neyin yapım aşamaları da görülebilir.

Eskişehir Mevlevihanesi Semahanesi:

"Semahanenin kubbesi üzerindeki alemin uç kısmında bir Mevlevi sikkesi bulunmaktadır. Semahane, “sema yeri” ve “mutrib heyeti” olmak üzere iki kısımdı. Mutrib heyeti (musıki icra edenler) bir kat yukarda sema yerine hakim durumdaki balkonda otururlardı. Bu balkon ahşaptan yapılmıştı ve günümüze ulaşmamıştır. Semahanede, her gün kurma ve ayar işlemi yapılan  büyük bir de kuleli çalar saat vardı.

Semahanenin yan tarafında post-nişin Hasan Hüsni Dede (d.1833-ö.1908) ve onun babası Çürükoğlu Hüseyin Dede’nin (ö.1865) sandukaları bulunurdu. Üstü kapalıydı ve semahaneden buraya girilirdi. 1960 senelerinde yapılan tadilatlarda, türbe kısmı yıkılmış ve açık vaziyete getirilerek, kabirler dışarda bırakılmıştır.

Sema Ayini bayram, kandil ve Hz. Mevlâna’yı anma gibi özel günlerde Kurşunlu Camii’nde yapılırdı. Bayramlarda dedeler Şeyh Edebâli türbesini ziyaret ederdi. Önde teber taşıyan bir dede, arkasında sancak ve muhafızları, sonra post-nişin, onun arkasında mutrib heyeti, çalınabilen musiki aletleriyle yürürler ve daha sonra dedeler, dervişler ve halktan isteyen katılırdı. Mevlevi musiki aletleri arasında önemli bir yeri olan kudüm, bir derviş  tarafından sırt kayışı ile omuzdan arkaya doğru taşınır, kudümzen onun arkasından yürüyerek kudümünü vururdu. Mevlevihane ile Şeyh Edebâli türbesi arasındaki mesafe, hem çalarak, hem ayin söylenerek yürünürdü."          

Eskişehir Mevlevihanesi, Adalıoğlu, Aslan